Silivri  Haber

  • 8.5544
  • 10.0825
  • 11.7792
Erzincan’ın ata yadigarı su değirmenleri asırlara meydan okuyarak dönmeye devam ediyor
Erzincan’ın ata yadigarı su değirmenleri asırlara meydan okuyarak dönmeye devam ediyor

Erzincan’ın ata yadigarı su değirmenleri asırlara meydan okuyarak dönmeye devam ediyor

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Erzincan'ın Kemaliye ilçesinde yaşayan 52 yaşındaki Faruk Sağçolak, yöre halkının yetiştirdiği mahsulleri geleneksel yöntemlerle değirmende öğütüyor. Yaklaşık 300 yıllık değirmende çarkların durmaması için çalışan Sağçolak, organik buğdaylardan öğüttüğü unlarıyla ilgi görüyor. Su değirmeni, ilçeye gelen turistlerin de ilgisini çekiyor.

Değirmenci Sağçolak, mesleğini çok sevdiğini, son nefesine kadar su değirmenini işleteceğini söyledi. Kendisinden sonra da dede yadigarı olan mirası yaşatmak için bir çırak yetiştirmeyi hedeflediğini ifade eden Sağçolak, "Atalardan, dedelerden gelen ve daha sonra bizim devam ettirdiğimiz su değirmenimizde bu yörenin buğdaylarını un haline getiriyoruz. Dedelerimizden, atalarımızdan ne gördüysek aynı şekilde yapıyoruz." dedi.

FARKLI ŞEHİRLERE UN GÖNDERİYOR

Kargoyla farklı şehirlere de un gönderdiğini ifade eden Sağçolak, “Un yapımında kullandığım ürünler tamamen doğal buğdaydan, hatta ıslah görmemiş yerel buğdayları tercih ediyoruz. Bunun yanında tam buğday unu, mercimek unu, arpa unu gibi çeşitli unları da burada çıkarıyoruz. Unun kalitesi fabrika unlarının kalitesiyle kıyaslandığında aynı. Buğdayı taşın tam ortasına gelecek şekilde hazneye koyuyorsunuz ve buradan dökülüyor, alt taraftan da un olarak çıkıyor. Eleme kepeğini ayırma gibi bir durumumuz yok. Buğday kaliteliyse un da kaliteli olur." diye konuştu.

UNDA ‘KARINCA AYAĞI’ ÖLÇÜSÜ KULLANIYOR

Sağçolak, su değirmeninde un üretmenin kolay bir iş olmadığını belirterek, değirmenin çalışma yöntemini anlattı. Unun boyutunun önemli olduğunu vurgulayan Sağçolak, “Arka taraftan gelen su, çarkları döndürüyor. Su, taşların sistemini döndürüyor. Eskiden fırıncılarımızda bu un meşhurdu, gelip una bakarlardı. Un, 'karınca ayağı' olacak ki ekmek çıksın. Ne çok ince, ne de çok kalın olmalı. Bu değirmen sadece un üretmiyor. Aynı zamanda bu yöreye gelen turistler de bu mekanı geziyor. Bu yörenin Kemaliye'nin son değirmenini dışarıdan gezmeye gelen turistler de çok tercih ediyor, buradan un alıyorlar. Götürüp kendi memleketlerinde afiyetle pastalarda böreklerde kullanıyorlar.” ifadelerini kullandı.

(AA)

Teknolojiyi tamamen reddediyorlar! Zamanı durduran ilginç kabile: Mennonitler